Deniz akvaryumlarında saf suyun önemi nedir ?
Deniz akvaryumlarında saf su (RO/DI suyu) kullanmak, sürdürülebilir ve sağlıklı bir ekosistem kurmanın temel şartıdır.
. Sıradan çeşme suları veya filtre edilmemiş sular, insan sağlığına zararsız olsa da hassas deniz canlıları ve mercanlar için ölümcül elementler barındırır.
Deniz akvaryumu kurarken suya eklenen özel akvaryum tuzları, okyanus suyundaki kalsiyum, magnezyum ve iz elementleri zaten kusursuz bir oranda barındırır.
Çakışmayı Önleme: Eğer başlangıç suyu olarak mineralli çeşme suyu kullanılırsa, tuzun içindeki mineraller ile sudaki mineraller birleşerek kontrolsüz parametre yükselmelerine (kimyasal çökelmelere) neden olur. Saf su, üzerine sadece hedeflediğiniz tuzu ekleyebileceğiniz temiz bir temel sunar.
Yosun Patlamalarını (Fosfat ve Silikat) Engelleme
- Çeşme sularında bolca bulunan fosfat ve silikat, akvaryum camlarını ve kayalarını hızla kaplayan kahverengi diatom ile yeşil yosunların ana besin kaynağıdır.
- Zatek akvaryum arıtma sistemlerinde bulunan DI (Mixbed) reçine kartuşu, sudaki silikatı sıfırlayarak akvaryumun yosun istilasına uğramasını ve suyun sararmasını önler.
- Akvaryumdaki su buharlaştığında, sudaki tuz ve mineraller uçmaz, tankın içinde kalır. Bu da zamanla akvaryumdaki tuzluluk ve mineral oranının tehlikeli derecede yükselmesine yol açar.
- Eksilen suyu tamamlamak için kesinlikle 0 TDS değerinde saf su (RO/DI) eklenmelidir. Eğer çeşme suyuyla tamamlama yapılırsa, her su eklemesinde akvaryuma yeni ağır metaller ve klor pompalanmış olur, bu da canlıları zehirler
- Bakır ve Ağır Metal Zehirlenmesi: Şebeke borularından suya karışabilen eser miktardaki bakır, balıklara zarar vermese bile akvaryumdaki mercanları, karidesleri ve yararlı tüm mikro organizmaları çok kısa sürede öldürür. Saf su bu riski sıfıra indirir.
- Stabil Parametreler: Mercanların kalsiyum emebilmesi ve iskelet büyümesi yapabilmesi için suyun pH ve dKH (alkalinite) değerlerinin çok stabil kalması gerekir. Çeşme suyunun değişken yapısı bu stabiliteyi bozar